kargaları pembeye boyasam...
Pencereden bakıp, güneşli kış sabahını selâmlarken; üzerinde mavi önlüğü, boynunda annesinin ördüğü beyaz dantel yaka, sırtında çantasıyla köşe başından dönen çocukluğumla karşılaştım bu sabah. Pencerede yolunu gözleyen annesine el sallıyordu gülümseyerek. Zamana takıldım, düştüm; dizimde bir anı yarası… Ya da bir yaranın anısı…Deprem oldu, sel bastı, ozon tabakası biraz daha delindi, penguenlerin nesli tükendi, kelebeklerin ömrü yarım güne indi, prens baloyu terkeden külkedisinin peşinden gitmek yerine başka bir kadınla dans etti, bir daha hiçbir şapkanın içinden tavşan çıkmadı, ben, penceremde, bir çocukluk anısının özlemiyle sızlarken…

Pencereden bakıp, güneşli kış sabahını selâmlarken; üzerinde mavi önlüğü, boynunda annesinin ördüğü beyaz dantel yaka, sırtında çantasıyla köşe başından dönen çocukluğumla karşılaştım bu sabah. Pencerede yolunu gözleyen annesine el sallıyordu gülümseyerek.
Zamana takıldım, düştüm; dizimde bir anı yarası… Ya da bir yaranın anısı…
Deprem oldu, sel bastı, ozon tabakası biraz daha delindi, penguenlerin nesli tükendi, kelebeklerin ömrü yarım güne indi, prens baloyu terkeden külkedisinin peşinden gitmek yerine başka bir kadınla dans etti, bir daha hiçbir şapkanın içinden tavşan çıkmadı, ben, penceremde, bir çocukluk anısının özlemiyle sızlarken…

Ne vakit kar yağsa, çocukluğumdan yadigâr bir masaldaki, pencereden karı seyreden yalnız ve sessiz çocuk olurum. Karlar ülkesinden bir kar perisi tıklatır yalnız ve sessiz çocuğun ıssız penceresini. Ve aynı anda, yanan sobadan küçük bir kıvılcım düşer yanı başına. Ateş ülkesinden gelmiş bir delikanlıdır o da. Aşklarından dem vururlar yalnız ve sessiz çocuğa; bir su damlasıyla bir parça ateşin imkânsız aşkını anlatırlar. Ve aşkı mümkün kılabilmeye dair umutlarını… Malumdur; suyla ateşin yan yanalığının ölüme gebe olduğu. Hoş; aşksa söz konusu olan ateşle su arasında, ayrı kalmışlıkları da ölümdür aslında. Hâsılı, hasret de ölüm, vuslat da ölüm ateşle suyun aşk masalında.Gökyüzünden düşen her kar tanesi bir aşk masalı taşıyor koynunda. Ve bir parça kar yağıyor inandığım her aşk masalına. Her aşk masalında bir üşüme, kış mevsiminden yadigâr kalma. Her kış mevsiminde, üzerine kar yağmış biraz anı, biriken avuçlarımızda.Ve bütün kar taneleri, biraz aşk…Ve bütün aşklar, biraz kış… Kalemimin ucuna kar yağarken ve sonsuz bir kış mevsimi hüküm sürerken parmak uçlarımda, kar’ a dair bir yazı yazma sevdasıydı gönlüme düşen aslında. Lâkin bir kez daha gördüm ve bildim ki; cihan-ı alemde her ne varsa yolu aşk’ a düşüyor, yolu aşk’ tan geçiyor. Yolu aşk’ tan geçen kış’ lara bir parça ateş düşüyor; yoluna kış düşmüş aşk’ ların parmak uçları üşüyor.

Ne vakit kar yağsa, çocukluğumdan yadigâr bir masaldaki, pencereden karı seyreden yalnız ve sessiz çocuk olurum. Karlar ülkesinden bir kar perisi tıklatır yalnız ve sessiz çocuğun ıssız penceresini. Ve aynı anda, yanan sobadan küçük bir kıvılcım düşer yanı başına. Ateş ülkesinden gelmiş bir delikanlıdır o da. Aşklarından dem vururlar yalnız ve sessiz çocuğa; bir su damlasıyla bir parça ateşin imkânsız aşkını anlatırlar. Ve aşkı mümkün kılabilmeye dair umutlarını… Malumdur; suyla ateşin yan yanalığının ölüme gebe olduğu. Hoş; aşksa söz konusu olan ateşle su arasında, ayrı kalmışlıkları da ölümdür aslında. Hâsılı, hasret de ölüm, vuslat da ölüm ateşle suyun aşk masalında.

Gökyüzünden düşen her kar tanesi bir aşk masalı taşıyor koynunda. Ve bir parça kar yağıyor inandığım her aşk masalına. Her aşk masalında bir üşüme, kış mevsiminden yadigâr kalma. Her kış mevsiminde, üzerine kar yağmış biraz anı, biriken avuçlarımızda.

Ve bütün kar taneleri, biraz aşk…
Ve bütün aşklar, biraz kış…

Kalemimin ucuna kar yağarken ve sonsuz bir kış mevsimi hüküm sürerken parmak uçlarımda, kar’ a dair bir yazı yazma sevdasıydı gönlüme düşen aslında. Lâkin bir kez daha gördüm ve bildim ki; cihan-ı alemde her ne varsa yolu aşk’ a düşüyor, yolu aşk’ tan geçiyor. Yolu aşk’ tan geçen kış’ lara bir parça ateş düşüyor; yoluna kış düşmüş aşk’ ların parmak uçları üşüyor.


‎Ama bir gün herkes anlayacak! Bunun ince giyinmeyle, saçları kurutmamayla, cereyanda uyumayla, havanın derecesiyle, mevsimin farklılığıyla alakası yok!

Sen yoksan ben üşütürüm.
O kadar.

İrfan Kurudirek (via kusunbiri)
İçim, içine sığar sandım, sana içimi açtım.
Umay Umay (via aralikkapi)
İçimizdeki yangına bir ses ararken,
hep başkalarının sesiyle konuşuyoruz.
Ödünç kelimelerle. ..
Nazan Bekiroğlu (via kedidirokedi)
kedidirokedi:


Beni beklerken, her zaman olduğundan daha güzel, daha savunmasız, daha cazip, daha derindi.
Kendi eksikliğimi onun anlamlı yüzünden okumak… Ya gelmezsem kaygısıyla gerilen hatları,
büyüleyici bir tereddütle etrafına bakınması, milyarlarca insanın yaşadığı koskoca dünyada sadece beni bekliyor olması…
İşte bu baş döndürücü görüntü karşısında huzur içinde ölebilirdim.
İnsanın aşık olduğu kişinin kendisini bekleyişini izlemesi harika bir şey. 
Biliyorum, bu pek rastlanacak bir manzara değil. 
Çünkü o seni beklerken, sen orada olmazsın. 
Orada olduğundaysa, artık seni beklemiyordur….

-HAKAN BIÇAKÇI-

kedidirokedi:

Beni beklerken, her zaman olduğundan daha güzel, daha savunmasız, daha cazip, daha derindi.

Kendi eksikliğimi onun anlamlı yüzünden okumak… 

Ya gelmezsem kaygısıyla gerilen hatları,

büyüleyici bir tereddütle etrafına bakınması, milyarlarca insanın yaşadığı koskoca dünyada sadece beni bekliyor olması…

İşte bu baş döndürücü görüntü karşısında huzur içinde ölebilirdim.

İnsanın aşık olduğu kişinin kendisini bekleyişini izlemesi harika bir şey.

Biliyorum, bu pek rastlanacak bir manzara değil.

Çünkü o seni beklerken, sen orada olmazsın.

Orada olduğundaysa, artık seni beklemiyordur….

-HAKAN BIÇAKÇI-

Tahammül gerek, özlem iyice arsızlaştı…
Turgut UYAR (via kedidirokedi)
kedidirokedi:

“Kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda, 
Birbirine sarılarak uyuyordur..”

Özdemir Asaf

kedidirokedi:

Kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda, 

Birbirine sarılarak uyuyordur..

Özdemir Asaf

Sesinde ne var biliyor musun?
Ev dagınıklıgı var
İki de bir elini başına götürüp
Rüzgârda dagılan yalnızlıgını
Düzeltiyorsun…
Cemal Süreya (via oynarmisinbenimle)